Ana içeriğe atla

"Uçurtma uçuran bir çocuğu gördüğünüzde neler hissedersiniz ?"

   
      Uçurtma gökyüzünün maviliğinde ve bembeyaz bulutların arasında rengarenk bir gökkuşağı benzerliğinde süzülen bir rüzgar etkisidir.
     Uçurtma uçuran bir çocuk ve ona yardım eden bir baba anne ya da yakın bir dost paylaşımı simgelerler. Eski zamanlarda gerek boş arazilerde gerek binaların tepesinden ya da balkonundan yükseklere çok daha uzaklara rüzgarla yapılan en güzel dansın görseli çok daha fazlaydı.Yakın ve son zamanlarda ya çok yerin kalmaması ya da hızla gelişen teknolojinin zararlarından olsa gerek pek kalmamaktadır. Canlı renklerin bir araya gelerek gökyüzünün maviliğinde kuşlar gibi süzülüp bulutların arasında kaybolup, ipin kontrolünün rüzgarla anlaşma yaparak uçurtmak özgürlüğün en güzel yanıydı.Uçurtmanın ucundaki püsküllerin rüzgarla karışan dansı ve herhangi bir yere takılıp da düşmesi korkusu bile heyecan vericidir.Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi hayatımızda özgürlüğümüz ve ruhumuzun derinliklerindeki mutluluk sebeplerine gelip birinin müdahale ya da zarar vermesi korkusunun ve kırgınlığının yarası gibidir.
     Uçurtma uçururken sanki o uçurtmanın ucunda hayallerimiz ve dileklerimiz varmış gibi sonsuzluğa gidecekmiş gibi ipi salarız...


                                              TUANA KORKMAZ 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ORHAN VELİ KANIK ESERLERİ

                      ORHAN VELİ KANIK ESERLERİ     Orhan Veli'nin Eserleri Şiir: Garip (Oktay Rıfat ve Melih Cevdet'le 1941), Garip (yalnız kendi şiirleriyle, genişletilmiş 2. baskı, 1945), Vazgeçemediğim (1945), Destan Gibi (1946), Yenisi (1947), Karşı (1949). Ölümünden sonra, şairin kitapları bir arada, kitaplarına girmeyen şiirlerle birlikte Orhan Veli, Bütün Şiirleri (1951) adıyla basıldı. Sonraki yıllar yeni basımları yapıldı. Düzyazıları, eleştiri ve hikayeleri: Nesir Yazıları (1953), Denize Doğru (1970), La Fontaine'in Masalları (49 fabl manzum çeviri, 1943, YKY 2003), Nasrettin Hoca Hikayeleri (72 fıkra  manzum  çeviri, 1949, YKY 2003). Bütün Eserleri Edebiyat Dünyamız (düzyazı, konuşma, 1975), Bütün Yazıları (1982; 1. cilt Sanat Edebiyat Dünyamız, 2. cilt Bindiğimiz Dal). Bütün Şiirleri (1975). Çeviri Şiirler (der. Asım Bezirci, 1982). 2003'te Yapı Kredi Yayınları tarafından bütün şiirleri ve öteki eserleri yeniden yayınılanmaya b

TURGUT UYAR'IN 'GÖĞE BAKMA DURAĞI' İSİMLİ ŞİİRİ

      Göğe Bakma Durağı İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmiyeceğimiz

Ümit Yaşar OĞUZCAN'ın Galata Kulesi Hikayesi

Ü mit Yaşar Oğuzcan'ın yaşamı boyunca 24 kere intihara teşebbüs ettiği söyleniyor, fakat kendisine göre rakam 3 kereden ibaret. Babası da bir şair olan Ümit Yaşar Oğuzcan için babası şu şiiri kaleme alıyor. Bak dünya ne güzel, bu sitem niye, Ettim ben adımı sana hediye. Mutluyum ey oğul babanım diye, Çarptırma hicvinle cezaya beni. Şairin Vedat adında bir oğlu olduktan sonra bile intihar teşebbüslerine devam etmiştir ve her seferinde bir sebeple kurtulmuştur. Bu intihar teşebbüsleri alienin huzurunu iyice bozmuştur. Oğlu Vedat Oğuzcan'ın yetişkin olmaya başladığı zamanlarda bu olaylar sürekli aklında dönüp durmaya başlamıştır. 17 yaşına geldiğinde ise babasına bir ders vermek istemiştir. Vedat Oğuzcan bu huzursuz ortamdan kurtulmak ister ve Galata Kulesi'ne çıkıp kendini aşağıya bırakır. Babasının aksine o ilk teşebbüsünde can vermiştir. Rivayete göre ise yere düştüğünde çevredekiler elinde bir intihar notu bulmuştur. Notta ise şöyle yazmaktadır: “Ba